1978 İstanbul doğumlusunuz ve müziğe 6 yaşında piyano çalarak başladınız. İstanbul Teknik Üniversitesi devlet konservatuarı mezunusunuz. İlk profesyonel çalışmanızı 1996’da Gökhan Tepe albümü ile yaptınız. Bunları biliyoruz, peki bilmediğimiz eklemek istediğiniz neler var?

Bu sadece özeti  6 yaşında müziğe başladım. Tabi içeriğinde çok şey var, enteresan şeyler var. Çok küçük yaşlarda o zaman çok kanallı bir dönem olmadığı için küçük yaşta o barındırdığınız yetenek, potansiyel genele ulaşmıyordu. Televizyona çıkmakta zordu yani o yaşlarda ki halim eğer bu senelere tekabül etseydi büyük bir ihtimalle haberlere konu olabilirdim.6 yaşında ki bir çocuğun 3000 kişiye konser salonunda rahmetli Arif Sağ ile birlikte sahneye çıkması çok enteresandı yaşlarda sevgili Erol Büyükburç, sevgili Kenan Doğulu’nun babası rahmetli Yurdaer Doğulu ile yaklaşık 30 35 kadar konsere nail oldum. Tabi ki babalarının sayesinde Doğulu kardeşlerle tanıştım. Hatta onlarla beraber büyüdük bile diyebilirim. Devamlı Yurdaer Doğulu sanat merkezine gidip geliyordum. Hemen ilkokuldan sonra konservatuara başladım çok değerli hocalardan ders aldım.18 yaşında da bahsettiğin gibi Gökhan Tepe sınıf arkadaşımdı gel sana albüm yapalım dedim. Sen iyi bir şarkıcısın bende aranjörüm başladık o günden bu güne de çoğu sanatçısıyla da çalışmaya.

2012’de ilk albümünüz projeyi yayınladınız. Albüm yapma fikri nerden aklınıza geldi ya da size albüm yapmalıyım dedirten etken ne oldu?

Kendiliğinden gelişen bir süreçti. Planladığım bir şey değildi daha önce bunu hayal etmemiştim. Genellikle besteci ve aranjör olarak çalışıyordum ve sanatçılara hizmet veriyordum. Son yıllarda dünyada da geri planda çalışan besteciler, aranjörler ön plana çıkmaya başladı. Dünya da çok örneği var David Guetta ,Bob Sinclar gibi bir çok ünlü Dj albüm çıkardı. Türkiye’de de ben ve diğer meslektaşlarım sanki birbirimizden haberdar olmuş gibi ”hadi gelin albüm yapalım” dedik. Arkadaşlarım ve ben bu albüm için birbirimize cesaret verdik. Albümü iyi ki de yapmışım diyorum. Ve niye daha önce yapmadım diyorum. Şu an ki halimden çok memnunum.


Proje albümü nasıl oluştu,O aşamadan bahseder misiniz?

Devamlı ertelediğim bir şeydi. Kafamda vardı ama önceliği hep başka işlere ayırdım. Diğer arkadaşlarımın albümlerine yardımcı oldum. O yüzden benim ki hep arka planda kaldı. En sonunda hızlandım Mayıs ayında çıkarttığım albümde 13 şarkıyı nerden baksanız 3 ayda oluşturdum. Sıfırdan besteleri yaptım, bütün sanatçıları organize ettim, onlara stüdyoda kayıt yaptım bunlar hiç kolay işler değildi. Çünkü bir kişiyle çalışmaktan ziyade birçok solistle çalışmanın da zorluları var. Benim için zor da olsa keyifli geçti. Ve proje albümü dinleyiciyle buluştu. Beni tanımayan insanlar tanıdı. Baya güzel tepkiler alıyorum.

Şarkılarınızı hepimiz çok beğeniyoruz  ve özeller ama sizin için içlerinden en özeli ve çalışmaktan keyif aldığınız hangisi?

İnsan çocuklarının birbirinden ayıramaz. Âmâ ilk göz ağrısı dedikleri şey vardır ya o benim albümüm için Rota da oldu. Enerjiyi en çok onda hissettim çünkü çıkış şarkımızdı. Demet Akalın da o şarkı için biçilmiş kaftandı. Albümünde uğuru oldu diyebilirim. Bu şarkıyla beraber çok güzel tepkiler aldık. Bütün şarkılarım benim için özel ama işte dediğim gibi ilk göz ağrım Rota.

Peki, albümdeki sanatçılardan en çok kimle çalışmaktan keyif aldınız ve enerjisi sizinle en çok uyan kimdi?

Özellikle çok iyi anlaşabildiklerimi seçtim o yüzden hepsi birbirinden çok değerli. En iyi anlaştığım kadroyla yol almak istedim. Bu anlaşmadığım insanlar var demek değil daha çok iş birliği içerisinde olduklarımı seçtim şarkılar için.

Hande Yener’i niye düşünmediniz?

Düşünmedim değil aslında düşündüm bir araya gelmeyi.

Saba Tümer de ki programınızda küs olduğunuzu söylediğinizi hatırlıyorum?

Evet, ama şu an aramız gayet iyi. İkimizde birbirimizi çok seven dosttuk. Aynı zamanda müzik paylaşıyorduk birçok albüme imza attık. Çok iyi bir dostluğumuz vardı ama olabiliyor çok iyi arkadaşlar zaman zaman birbirlerine kızabiliyorlar bizimde öyle bir dönemimiz oldu inkâr edemeyeceğim ama birbirimizi gördüğümüz anda hiç bir şey olmamış gibi hemen geçiyor.

Belki bir başka albümünüzde yer alabilir mi?

Bir başka albümde muhakkak değerlendirmek isterim. İleri ki planlarımda bu var. Taktir edersiniz ki 100 tane sanatçı var ama 100 tane beste yok. İyi besteler zor çıkıyor. Tam ona uygun bir beste çıktığı zaman Hande Yeneri de değerlendireceğim. Şarkıyla sanatçının uyumu da çok önemli bugün yanlışlıkla Rotayı Serdar Ortaç’a Yorum yoku Demet Akalın’a da okutabilirdim düzenlemeleri, kontrastı iyi yapmak gerekiyor.

Araştırma yaparken bloglarda sizin hakkınızda özellikle elektronik müziği bilhassa House müziği yemiş yutmuş bir adam alarak bahsedilmiş, peki siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugün bir mimarda, aşçıda güncel olan şeyleri takip eder. Bizde müzikte dünyayı takip etmek zorundayız diye düşünüyorum. Çünkü ben Türk Sanat müziği eğitimi almış aynı zamanda Türk Halk Müziği eğitimi almış bir müzisyenim. Geniş yelpazede müziği iyi tanıyorum. Âmâ asıl icra ettiğim müzik tarzı Türk-Pop müziğidir. Asıl derdim Dünyada ki pop müziğini senkronize bir şekilde dinleyicime nasıl sunabilirim bu önemli. Yaptığım tüm müziklerde yabancıları örnek alıyorum. Soundlarının onlardan aşağı kalır yanı olmasın diye uğraşıyorum. Biraz bunla bağlantılı diye düşünüyorum. Yaptığım müzik sözsüzde kulüplerde dinlenecek tarzda. Çok Türk kokan besteler yapsaydım böyle düşünmeyeceklerdi. Ben köfte ile somon balığını ikiside ne alaka demeden aynı tabakta yedirme peşindeyim.

Kendinizi prodüktör Dj olarak mı yoksa aranjör olarak mı tanımlarsınız?

Ben ilk önce müzik prodüktörüyüm. İçinde aranjörlüğümde barındırıyor. Ondan sonra besteciyim en son olarak kendi parçalarını ve etrafında sevdiği parçaları çalan bir Djim.Fakat Dj olarak çok fazla iddiam yok. Takdir görüyorum fakat amatör ruhumu hiç bir zaman kaybetmiyorum. Her gün yeni bir şeyler öğreniyorum.

Proje 2 albümünüz ne zaman yayınlanacak?

Biraz cebelleştik o albümle. Son anda Murat Boz’un dahil olmasıyla albüm çıkış tarihimiz etkilendi ama çok da güzel oldu. Kısmetse çok az kaldı

Proje 2 de kimlerle çalışıldı peki?

Sibel  Canla çıkış yapıyoruz şarkımızın adı Alkışlar. Sözleri Deniz Ertene ait, her zaman ki gibi onunla çalışıyorum. Müthiş bir söz yazarı. Demet Akalın Yalnızlar ordusu diye bir parça seslendiriyor, Bengü-Kolay gelsin, Murat Boz -İlk an da, Aynur Aydın-Sınır, Merve Özbey-Helal ettim. Toplam 6 şarkıdan oluşuyor. İki tane de geçen albümden Yorum yok ve dumanı remix yaptık. Alkışlara da akustik versiyon yaptım. Toplam 9 trackten oluşan bir albüm proje 2 albümü.

Kendimde sizi sahnede izlediğim için çok iyi biliyorum, dinleyicinizle aranızda yüksek bir enerji var. Bunun sırrı ne?

Samimiyetime bağlıyorum. Ben insanlar beni sevsin diye bir şey yapmıyorum. Her şeyi severek, içimden geldiği gibi yapıyorum, müzikte olduğu gibi. Sahnedeyken karşımda ki insanlarla iletişim kurmayı çok seviyorum. Onların bana baktığını görüyorum ve bende onlara bakıyorum. Burnu havalarda bir insan hiç bir zaman olamadım, olamayacağımda. Biraz bunun karşı tarafa geçtiğini düşünüyorum. Çok da güler yüzlü olduğumu söylüyorlar. Birazda bunun etkisi var galiba. Dediğin doğru en çok da bundan takdir görüyorum.

Unutamadığınız ilginç bir sahne anınız var mı?

Bütün konserlerim çok keyifli ve yoğun geçiyor. Çoğunda bana Merve Özbey eşlik ediyor zaten. Böyle sorulunca aklıma gelmiyor. Şöyle söyleyeyim bazen şaşırıyorsun ben şarkı söylemiyorum, manken değilim, oyuncu değilim sadece şarkılarını çalan bir Djim. Allah Allah dedirten şey sahneye zıplamalar bir an da saldırmalar. Sevgi seli yani fotoğraf ve öpücük yağmurları. Tüm bunlar bana kendimi süper star gibi hissettiriyor. Enteresan olan benim için bunlar ama alışmaya başladım.

Sürekli gece hayatında olmanız, konserleriniz evliliğinizi etkiliyor mu?

Hiç etkilemiyor. Eşim çok alışkın bu duruma. İmaj çalışmalarımda, klip ve fotoğraf çekiminde her şekilde bana yardımcı oluyor. Gidip o benim için alışveriş yapıyor. Şarkılarımı ilk dinleyen o oluyor. İlk eleştiriler ondan geliyor. Bende çok söz dinleyen bir eşim. Dediklerini çok dikkate alıyorum ve o zaman gerçekten kusursuz bir iş ortaya çıkıyor. En büyük destekçim, hiç öyle sıkıntılarımız yok.